Meme Kanseri…

Image Hosted by ImageShack.us

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur.

Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri Nedir?

Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz.

 

 Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.
Risk faktörleri

Kadın: Kadın olmak meme kanseri oluşum riskini artırır. Fakat meme kanseri olan her 100 kadına karşılık 1 erkekte aynı hastalık görülecektir.

Yaş: Yaşlandıkça taşıdığınız risk artar. Doksan yaşına kadar yaşayacağınız varsayılırsa, tüm yaşamınız boyunca meme kanserine yakalanma riskiniz yaklaşık %14′tür. Bu durum kulağa korkunç gelebilir, çünkü 90 yıllık bir yaşam süresinde yaklaşık yedi kadından birinde meme kanseri görülmesi anlamına gelmektedir. (1)

Genetik faktörler:Günümüze kadar kalıtıma bağlı meme kanserleri iki gen ile ilişkilendirilmiştir:
Meme kanseri geni 1 anlamına gelen BRCA1 ve meme kanseri geni 2 anlamına gelen BRCA2 genleri:
Bu genlerin görevi meme hücrelerinin normal olarak gelişmelerini sağlamak ve kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemektir. Ancak bu genlerde bozukluk veya mutasyonlar olursa meme kanseri riskinde artış meydana gelir. Anormal BRCA1 ve BRCA2 genleri tüm meme kanserlerinin yaklaşık %10′undan sorumludur.
Anormal BRCA1 veya BRCA2 geni taşıyan meme kanserli hastaların aile öykülerinde meme kanseri, yumurtalık kanseri veya her ikisi yer alır. Ancak, meme kanserli kadınların çoğunun aile öyküsünde meme kanserinin bulunmadığının da unutulmaması gerekir. BRCA1 ve BRCA2′nin tanımlanmasıyla meme kanseri tarama ve tedavisinde yeni teknikler geliştirilmiş ve hastalık riski azaltılmıştır. (1)

Çevresel Faktörler ve Meme Kanseri Riski:
Meme kanseri ve daha birçok hastalık riskini etkileyebilen birçok faktör bulunmaktadır: ne yediğiniz, yaptığınız egzersiz miktarı, sigara içip içmemeniz, çevrenizdeki kimyasallar ve daha niceleri. Ancak, belirli yiyecek veya kimyasalların yüksek veya düşük meme kanseri riskiyle kesin olarak ilişkili olduğunu söylemek zordur. Araştırıcılar halen, belirli yaşam tarzı ve çevresel faktörlerin meme kanseri riskini nasıl etkilediği konusunda mümkün olabildiğince bilgi elde etmek için yoğun olarak çalışmaktadırlar.
Deodorant/ter önleyiciler ve meme kanseri riski (2) Deodorant/ter önleyiciler meme kanseri riskini arttırmaz. Saç boyası ve meme kanseri riski (3) Araştırma sonuçlarına göre saç boyası ile meme kanseri riski arasında bir ilişki yoktur. Doğum kontrol hapları ve meme kanseri riski (4) Doğum kontrol hapları ile meme kanseri riski arasında ilişki yoktur.

Erken adet ve geç menopoz: 12 yaşından önce adet başlangıcı ve 50 yaşından sonra menopoz meme kanseri riskini arttırır.

Doymuş yağ oranı yüksek beslenme: Yağların cinsleri önemlidir. Kanola yağı ve zeytin yağı gibi tek bağlı doymamış yağlar meme kanseri riskini artırmazken mısırözü yağı ve et gibi besinler riski artırır.

Meme kanserinde aile hikayesi: Aile hikayesinde meme kanseri olanlar hastalığın oluşması bakımından yüksek risk altındalar. Fakat meme kanseri olan kadınların %85′ inin ailesinde meme kanseri hikayesi yoktur.

Aile hikayesi sadece anne, kız ve kız kardeşten oluşan yakın akrabaları kapsar. Eğer aile bireylerinden menopoza girmiş, 50 ve daha üstü yaşta meme kanseri teşhisi konmuş olan biri varsa hayat boyu risk sadece %5 artar. Aile bireylerinden menopoz olmamış olanın riski %18,6′ dır. Eğer yakın aile bireylerinden menopoz öncesi ve iki taraflı meme kanseri olan varsa, hayat boyu risk %50′ dir.

Belirgin bir şekilde pozitif aile geçmişi olan ve menopoz öncesi meme kanseri olan kadınlar, mamografi çektirmeye aile bireylerinin teşhis yaşından 10 yıl önce başlamalılar. BRCA-1 ve BRCA-2 gen testleri yüksek riskteki hastaları belirleyebilir. Bu sadece meme kanseri için değil epitelyal tümörler ile yumurtalık ve kolon kanserleri için de geçerlidir.

Geç yada hiç doğum yapmamış olmak: 35 yaşına kadar hamilelik bir şekilde koruyucudur. Rahibelerin yüksek meme kanseri riski vardır.

Orta derecede alkol alımı: Günde 2 kadehten fazla alkol kullanımı sadece genel sağlık içinde zararlıdır.

Östrojen tedavisi: Çoğu çalışma 10 yıldan fazla östrojen alımının meme kanseri gelişiminde ufak bir risk artışına sebep olduğunu göstermektedir. Fakat bu çalışmalar östrojen alımının aynı zamanda osteoporoz, kalp hastalığı, Alzheimer ve kolon kanseri riskinin azalmasına sebep olduğunu vurgulamaktadır.

Geçmiş meme kanseri hikayesi: Önceden meme kanseri olmuş hastaların diğer memelerinde kanser gelişme riski yüksektir. Bu risk yılda %1 ya da yaşam boyu %10 oranındadır. Meme kanseri teşhisinden sonra klinik izlemenin sebebi, sadece hastalığın yeniden oluşmasını değil aynı zamanda diğer memede ortaya çıkabilecek kanseri erkenden teşhis etmektir.

Hodgkin hastalığı için ışın tedavisi: Göğsüne ışın tedavisi uygulanan hastalar yaklaşık 10 yıl sonra yüksek meme kanseri riskine sahip olur, bu gruptaki hastalar erken teşhise önem verilmelidirler.

Orta derecede obezite: Obezite ve meme kanseri ilişkisi karışık olmakla birlikte yüksek riskle ilişkilidir.

Tedavi

Kanser olan kadınlar hastalıkları ve tedavi seçenekleri hakkında her şeyi öğrenmek isterler. Tıbbi bakımları hakkında alınan kararlarda aktif rol oynamaları gerekir. Hastalık hakkında daha fazla şey öğrenmek kadınların hastalıkla mücadele etmesine yardımcı olur. Ama ne kadar bilgi almak ve nasıl davranılacağı kişisel seçimlerle ilgilidir. Her kadın ne kadar bilmek istediğine kendisi karar verir.

Kanserin ilk tanısından sonraki dönemde yaşanan şok ve stres, doktora sorulacak soruları düşünmeyi zorlaştırabilir. Çoğunlukla randevudan önce soru listesi hazırlamak buna yardımcı olur. Doktorun ne söylediğini hatırlamak için kadının not tutması veya ses kayıt cihazı kullanımı için izin istemesi gerekebilir. Bazıları doktorla konuşurken aile üyelerinin veya arkadaşının da tartışmada yer almasını, not almasını veya dinlemesini isteyebilir.

Doktor, kadına meme kanseri hakkında bir uzmana danışmasını önerebilir veya kadın bir öneri isteyebilir. Meme kanseri tedavisindeki uzmanlar; cerrahlar, tıbbi onkologlar, radyasyon onkologlarıdır. Bir kadın her tedavi için ilgili uzmanla görüşebilir.

Image Hosted by ImageShack.us

Tedavi Yöntemleri

Meme kanseri olan kadınların bir çok tedavi seçeneği var. Bunlar ameliyat, kemoterapi, radyoterapi, hormon terapisi ve biyolojik terapi. Bu seçenekler aşağıda açıklanmaktadır.

Bir çok vakada, tedavi seçeneklerinde en önemli faktör hastalığın evresi. “Evrelere Göre Tedavi” kısmına bakınız.

Bir çok kadın birden fazla tedavi görür. Ek olarak, hastalığın herhangi bir safhasında, kadınlar acıyı ve kanserin diğer belirtilerini kontrol etmek, tedavinin yan etkilerini hafifletmek ve duygusal problemleri kolaylaştırmak için tedavi görebilirler. Bu tip tedaviye destek, belirti yönetimi ve hafifletici tedavi denir. Kanser tedavisi ya lokal tedavi ya da sistemik tedavi olur.
Lokal tedavi: Ameliyat ve radyoterapi lokal tedavilerdir. Memedeki kanserini ortadan kaldırmak ya da yok etmek hedefleridir. Meme kanseri vücudun diğer bölgelerine yayıldığında lokal terapi o bölgelerde hastalığı kontrol etmek amacıyla kullanılabilir.
Sistemik tedavi: Kemoterapi, hormon terapisi ve biyolojik tedavi sistemik tedavilerdir.Kana girip tüm vücutta kanseri kontrol ya da yok ederler. Meme kanseri olan bazı kadınlar radyoterapi veya ameliyattan önce tümörü küçültmek için sistemik tedavi görürler. Diğerleri ameliyat ve/veya radyoterapiden sonra kanserin yeniden oluşmasını önlemek için sistemik tedavi görürler. Sistemik tedaviler yayılmış kanser için de yapılır.

Bir çok kadın tedavinin yaşam biçimini nasıl değiştireceğini bilmek ister. Tedavi sırasında ve sonrasında nasıl gözükeceklerini bilmek isterler. Doktor, tedavi seçeneklerini, yan etkileri ve tedavinin beklenen sonuçlarını anlatmak için en iyi kişidir. Her kadın, doktoruyla ihtiyaçları ve kişisel değerleriyle örtüşecek bir tedavi planı oluşturmak için birlikte çalışabilir.

Ameliyat

Ameliyat, meme kanseri için en yaygın tedavidir. Bir çok ameliyat çeşidi var. (Aşağıda resimlerini görebilirsiniz.) Doktor, her türdeki ameliyatın yarar ve risklerini ve kadının dış görünümünü nasıl değiştireceğini açıklayabilir.
Memenin alınmadığı ameliyat: Kanserin alındığı ancak memenin alınmadığı operasyona meme koruyucu ameliyat ((lumpektomi segmental mastektomi ya da parsiyel mastektomi) denir. Ayrı bir kesi ile cerrah, çoğunlukla lenf sistemine kanser hücrelerinin girip girmediğini anlamak için koltukaltındaki lenf bezlerini çıkarır. Koltukaltındaki lenf bezlerinin çıkarılma işlemine koltukaltı lenf bezi disseksiyonu denir. Memenin alınmadığı ameliyattan sonra, memede kalmış olabilecek kanser hücrelerini yok etmek için radyoterapi uygulanır.
Mastektomi: Memenin koltukaltı lenf bezleri ile alındığı operasyona mastektomi denir. Ameliyattan sonra hastalar radyoterapi görebilir.

Çalışmalar I. ve II. Evrelerdeki meme kanserinde memenin alınmadığı ameliyat (radyoterapiyle birlikte) ve mastektominin eşit kurtarma oranları olduğu bulunmuş. Klinik çalışmalarda yeni tedavi türleri denenmektedir. Aşağıda sıralananlar bu tedaviler arasında yer almaktadır:

Sentinel lenf bezi biyopsisini takiben cerrahi
Sentinel lenf bezi biyopsisi, cerrahi sırasında sentinel lenf bezinin alınmasıdır. Sentinel lenf bezi, bir tümörün lenf akımının ilk gittiği lenf bezidir. Kanserin yayılma olasılığının en yüksek olduğu lenf bezidir. Tümörün yakınına radyoaktif madde ve/veya mavi boya enjekte edilir. Madde veya boya lenf kanallarından lenf bezine doğru akar. Radyoaktif maddeyi veya boyayı alan ilk lenf bezi çıkarılır. Patolog dokuyu mikroskopla inceler ve kanser hücreleri arar. Kanser yoksa daha fazla lenf bezinin çıkarılmasına gerek olmayabilir. Sentinel lenf bezi biyopsisinden sonra cerrah tümörü de çıkarır (meme koruyucu cerrahi veya mastektomi).

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.